Giriş
Yazılım şirketlerinin müşterilere sunduğu yazılımların hak sahipliği konusu, genel kullanım amaçlı geliştirilmiş paket yazılımlar ile özel sipariş üzerine geliştirilen yazılımlar arasında farklı dinamiklere sahiptir. Bu iki senaryo, yazılımın piyasaya sürülme şekli ve müşteri taleplerine göre değişiklik gösterir. İki durumu ele alarak detaylı bir şekilde incelediğimizde ortaya çıkan sonuçlar şu şekildedir:
1. Paket Yazılımlar
Paket yazılımlar, genel kullanım amacıyla bir şirket veya gerçek kişi tarafından geliştirilip piyasaya sürülen, herhangi bir kullanıcının satın alıp kullanabileceği yazılımlardır. Örneğin, Microsoft Office veya Adobe Photoshop gibi paket yazılımların satışı, kullanıcının lisans alma sürecini içerir. Bu durumda, hak sahibi yazılımı geliştiren ilgili kişi veya şirkettir. Satış sözleşmesi ile birlikte, yazılımın mülkiyeti alıcıya geçmekte ve alıcı kullanım hakkı elde etmektedir.
2. Sipariş Üzerine Geliştirilen Yazılımlar
Özel talepler doğrultusunda müşteri için geliştirilen yazılımlarda ise hak sahipliği konusu daha karmaşık hale gelir. Müşterinin işyerinde ve çalışanlarının katkılarıyla geliştirilen özel yazılımlarda, eserin ortak eser olarak kabul edilip edilmeyeceği tartışmalıdır. İki ana durumu şu şekilde ele alabiliriz:
2.1. Yazılımcı Müşterinin Denetimi Altında Çalışıyorsa;
Müşterinin sürekli denetimi altında ve verilen direktiflere uyarak çalışan yazılımcı, genellikle bir “iş sözleşmesi”çerçevesinde eseri meydana getirir. Bu durumda, eser sahibi işveren yani müşterinin kendisidir. Müşteri, yazılımın mülkiyetine sahip olur ve geliştirilen eserin kısıtlamasız şekilde tam kullanım hakkına sahip olur.
2.2. Yazılımcı Müşteriden Bağımsız Olarak Çalışıyorsa;
Yazılımcının eseri müşterinin talepleri doğrultusunda ancak müşteriden bağımsız olarak geliştirdiği durumlar olabilir. Müşteri için özel olarak geliştirilen yazılımlarda müşteri ile eseri meydana getiren yazılım şirketi veya gerçek kişi arasında bir “eser sözleşmesi” olur. Eser sözleşmesi ile yüklenici (yazılım şirketi) müşterinin istediği eseri meydana getirme ve bu eser üzerindeki mâli hakları müşteriye devretme borcu altına girer. Bu durumda eser sahibi, eseri meydana getiren gerçek veya tüzel kişi olarak yüklenicidir. Başka bir ifadeyle yazılım kaynak kodları yazılım şirketine ait olmakla birlikte kaynak kodundan doğan, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun (FSEK) 20. ve devamı maddelerinde düzenlenen hakların usulüne uygun bir şekilde müşteriye devredilmesi gerekir.
FSEK’e Göre Hakların Devri
FSEK’e göre hakların devri, mali hakların kullanımını belirler. Eser sahibinin işleme hakkı, çoğaltma hakkı, yayma hakkı, temsil hakkı, umuma iletim hakkı ve pay ve takip hakkı gibi haklar, sözleşme ile başkalarına devredilebilir. Ancak, bu devir işlemi FSEK’in belirlediği usul ve şartlara uygun olmalıdır. Keza FSEK madde 48/1 uyarınca, “mali hakların kullanımı süre, yer ve içerik itibariyle sınırlandırılmış şekilde veya sınırlandırmadan, karşılık alarak veya karşılıksız şekilde başkalarına devredilebilmektedir.”
Yazılım Geliştirme Sözleşmelerinin İçeriği ve Kaynak Kodları
Hakların devri sözleşmesinin usulüne uygun bir şekilde hazırlanması büyük önem taşır. Özellikle FSEK’in aradığı şartları içermeyen bir sözleşme, yazılım geliştiren taraf için ciddi hukuki problemlere yol açabilir. Sözleşmenin kanuna uygun şekilde hazırlanmaması şirketin geliştirdiği yazılımdan ticari gelir elde edememesi ve bu süreçte ciddi zararlara uğramasına sebebiyet verebilir. Bu nedenle, taraflar arasında yapılan sözleşmede fikri mülkiyet haklarının kime ait olacağı konusu şüpheye mahal bırakmayacak şekilde detaylandırılmalıdır. Keza gizli bilgilerin mülkiyeti ile yazılım üzerindeki fikri ve sınai mülkiyet haklarına dair hükümler ayrı ayrı ele alınmalıdır.
Sözleşme içeriğinde kaynak kodlarının mülkiyeti ve kaynak kodları üzerindeki mali hakların nasıl kullanılabileceği açıkça belirtilmelidir. Örneğin, “FSEK 20 ve devamı maddelerince mali hakların tamamının devredildiğine” dair genel bir ifade yeterli değildir. FSEK’in 52. maddesi, “Mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi gerekmektedir” hükmünü içerdiğinden, sözleşme mali hakların devrine ilişkin açık ve detaylı bilgiler içermelidir. Bu nedenle, sözleşme metni mali hakları ve diğer ilgili konuları belirgin bir şekilde ortaya koymalıdır. Yazılım geliştiren tarafın haklarını güvence altına almak için detaylı bir sözleşme, hukuki belirsizlikleri önleyerek taraflar arasında adil bir denge sağlayacaktır.
Sonuç
Genel ifadelerle yapılan bir mali hak devir sözleşmesinde, sipariş üzerine yazılım geliştiren taraf, yükleniciye (yani yazılım şirketine) “Kaynak kodlarının işleme suretiyle geliştirip, ilgili kaynak kodlarından farklı bir ürün yapılmasına izin vermedim” diyebilir ve bu durum yazılım şirketini kendi ticari ve hukuki süreçlerinde zor durumda bırakabilir. Dolayısıyla sözleşmeye konu kaynak kodları üzerinde hangi mali hakların hangi tarafa ait olacağı ve bu hakların nasıl yönetileceği doğru bir şekilde kurgulanmalıdır.
Netice itibariyle, yazılım hak sahipliği konusu, geliştirilen yazılımın niteliğine, kullanım amacına ve müşteri ilişkilerine bağlı olarak değişiklik gösterecektir. FSEK’e uygun şekilde hazırlanan sözleşmeler, yazılım şirketleri ve müşteriler arasındaki ilişkileri netleştirecek ve olası hukuki problemlerin önüne geçecektir.







