Mirastan Feragat Sözleşmesi

1. Giriş:

Mirastan feragat sözleşmesi, muhtemel mirasbakan ve onun muhtemel mirasçısı arasında akdedilen bir hukuki sözleşmedir. Mirastan feragat sözleşmesi yapıldığı anda hukuki açıdan bir miras hakkı mevcut değildir. Miras hakkı, mirasbırakanın ölümüyle birlikte doğar; hukuk sistemimizde mirasçı sıfatını taşıyan kişiler, bu sıfatı mirasbırakanın vefatıyla birlikte kazanırlar. Bu durumda, ölüm olayıyla birlikte miras malları üzerinde mülkiyet hakları doğmuş olur. Bununla birlikte, mirastan feragat sözleşmesi, henüz doğmamış olan miras hakkına ilişkin sonuçlar doğurabilecek bir sözleşmedir. Bu sözleşme, miras hukukunda ölüme bağlı tasarruf niteliğinde bir işlem olarak değerlendirilirken, aynı zamanda sağlararası hukuki işlem olma özelliği taşır. Osmanlı hukukunda bulunmayan mirastan feragat sözleşmesi, 1926 yılında yürürlüğe giren Türk Kanunu Medenisi ile Türk hukukuna kazandırılmıştır.

Mirastan feragat sözleşmesi, mirasbırakana terekesini planlama fırsatı veren hukuki müesseselerin başında gelir. Muhtemel mirasçı açısından bu sözleşme, gelecekte elde edebileceği miras payından kısmen veya tamamen vazgeçme anlamı taşır. Bu nedenle, feragat eden taraf bakımından sağlararası bir hukuki işlem söz konusudur. Usul ve esas kurallarına uygun olarak düzenlenmiş bir mirastan feragat sözleşmesi, mirasbırakanın ölümüyle birlikte, feragat sözleşmesinin geçersiz hale gelmesine yol açacak bir sebebin bulunmaması durumunda tüm sonuçlarını doğurur ve sözleşme hükümlerine uygun bir şekilde mirasçının mirasçılığı sona erer.

Bu makalede, mirastan feragat sözleşmesinin hukuki niteliği, kurulması, hükümleri ve sona ermesi gibi konular detaylı bir şekilde ele alınacaktır.

2. Hukuki Nitelik

Mirastan feragat sözleşmesinin hukuki niteliği, ölüme bağlı tasarruf ve sağlararası hukuki işlem olması ile açıklanmaktadır. Bu sözleşme, taraflar arasında yapılan bir anlaşma olup, ölüme bağlı tasarruf niteliğinde bir hukuki işlem olarak kabul edilir. Mirasbırakanın hayattayken muhtemel mirasçısının gelecekte elde edebileceği miras payından kısmen veya tamamen vazgeçmesini içeren bu sözleşme, ölüm olayına bağlı olarak yürürlüğe girer ve etkisini gösterir.

Mirastan feragat sözleşmesi, aynı zamanda sağlararası hukuki işlem olma özelliği taşır. Feragat eden tarafın irade beyanı, terekesini değil malvarlığını etkiler ve muhtemel mirasçı açısından sağlararası bir hukuki işlem olarak değerlendirilir. Bu sözleşme, taraflar arasında karşılıklı irade beyanlarıyla kurulur ve ölüme bağlı tasarrufun yanı sıra sağlararası unsurları da içerir.

3. Hukuki Dayanak

Mirastan feragat sözleşmesinin hukuki dayanağı, Türk Medeni Kanunu’nun (“TMK”) 528. maddesidir. Bu maddeye göre, mirasbırakan, karşılıksız veya bir karşılık sağlayarak mirasçısı ile mirastan feragat sözleşmesi yapabilir.

Bu sözleşmeyi imzalayan mirasçı, mirasçılık sıfatını kaybeder ve miras bırakanın bıraktığı mal varlığından herhangi bir hak talep edemez.

TMK madde 528:

Mirasbırakan, bir mirasçısı ile karşılıksız veya bir karşılık sağlanarak mirastan feragat sözleşmesi yapabilir. Feragat eden, mirasçılık sıfatını kaybeder. Bir karşılık sağlanarak mirastan feragat, sözleşmede aksi öngörülmedikçe feragat edenin altsoyu için de sonuç doğurur.

4. Feragat Sözleşmesinin Türleri

Mirastan feragat sözleşmesi, çeşitli kriterlere göre farklı türlere ayrılabilir. Bunlar; sözleşmenin ivaz içerip içermemesi, mirastan hangi miktarda feragat edildiği ve ölüme bağlı tasarrufta bulunan taraf sayısı bakımından yapılan ayrımlardır.

4.1. İvazlı Mirastan Feragat Sözleşmesi

İvazlı mirastan feragat sözleşmesi, taraflar arasında yapılan anlaşmada bir karşılığın bulunduğu durumu ifade eder. Bu tür sözleşmede, mirasbırakanın muhtemel mirasçısına bir ivaz taahhüdüde bulunması söz konusudur. İvazlı mirastan feragat sözleşmesi, ölüme bağlı tasarruf ve sağlararası hukuki işlem olma özelliklerini taşır. Bu sözleşme türünde, feragat eden tarafın gelecekte elde edebileceği miras payından kısmen veya tamamen vazgeçmesi ve bunun karşılığında mirasbırakan tarafından bir edimde bulunulması söz konusudur. Örneğin, feragat eden kişi, muhtemel mirasbırakandan bir ödeme alarak miras hakkından feragat edebilir.

Feragat Edenin Altsoyuna Etkisi: Mirastan feragat sözleşmesinin ivazlı olması halinde bu sözleşme, yukarıda alıntılamış olduğumuz TMK madde 528 gereği mirastan ivazlı feragat eden kişinin altsoyu için de sonuç doğurur. Madde hükmünden de anlaşılacağı üzere, ivazlı mirastan feragat sözleşmesi düzenlenmesi halinde, sözleşmede aksi öngörülmemişse mirastan ivazlı olarak feragat edenin miras hakkı, onun kendi altsoyuna sirayet etmeyecektir. Bu durumda, mirasbırakanın diğer yasal mirasçıları, kanuni miras payları oranında bu mirasçının miras payını paylaşırlar. TMK madde 528’in son fıkrasında da belirtildiği üzere, ivazlı miras feragat sözleşmesinde, miras hakkının alt soya sirayet etmesine ilişkin aksi bir düzenleme yer alabilir.

4.2. İvazsız Mirastan Feragat Sözleşmesi

İvazsız mirastan feragat sözleşmesi ise, taraflar arasında karşılıklı bir ivazın bulunmadığı durumu ifade eder. İvazsız mirastan feragatte, feragat eden herhangi bir karşılık almadan miras payından vazgeçer. İvazsız mirastan feragat sözleşmesi de ölüme bağlı tasarruf ve sağlararası hukuki işlem olma özelliklerini taşır.

Feragat Edenin Altsoyuna Etkisi: TMK Madde 528’in 3. fıkrasında yer alan “Bir karşılık sağlanarak mirastan feragat, sözleşmede aksi öngörülmedikçe feragat edenin altsoyu için de sonuç doğurur.” ifadesinden, ivazsız feragat durumunda feragatin, feragat edenin altsoyu için sonuç doğurmayacağı anlamı çıkmaktadır. Yani, feragat eden mirasçı mirasbırakandan önce ölmüş gibi varsayılır ve miras hakkı altsoyuna geçer.

TMK Madde 528 gerekçesinde durum şu şekilde açıklanmıştır: “…feragat karşılık sağlanarak yapılmış ise, feragat sözleşmesinde belirtilmedikçe, feragat, feragat edenin altsoyuna etkili olacak ve onların da mirasçılık sıfatlarını kaldıracaktır. Düzenlemenin zıt anlamından da feragat karşılık sağlanmadan yapılmışsa, feragat, feragat edenin füruunu etkilemeyecektir. Bu prensibin aksi de mirastan feragat sözleşmesi ile kararlaştırılabilir; ancak feragat edenin altsoyunun mirasbırakana karşı saklı paydan doğan hakları saklıdır.

Madde gerekçesinden de anlaşıldığı üzere, mirastan feragat eden müstakbel mirasçının altsoyunun ivazsız feragat sözleşmesi hükümlerinden etkilenmeleri kararlaştırılabilir. Ancak mirastan ivazsız feragat sözleşmesi yapılmışsa, bu durumda mirastan feragat eden müstakbel mirasçının altsoyu, ivazlı feragat sözleşmesindeki durumdan farklı olarak, en azından saklı pay talebinde bulunabilecektir.

4.3. Tam veya Kısmi Mirastan Feragat Sözleşmeleri

Mirastan feragat sözleşmesinde, feragat edenin tüm miras payından vazgeçmesi “tam feragat”, belirli bir oranda vazgeçmesi ise “kısmi feragat” olarak adlandırılır. Tam feragatte, feragat eden kişi miras açıldığında mirasçı olamaz. Kısmi feragatte ise, feragat etmediği oranda mirasçı sıfatını korur.

4.4. Tek Taraflı ve İki Taraflı Mirastan Feragat Sözleşmeleri

Mirastan feragat sözleşmesinde, taraflardan yalnızca biri mirastan feragat ediyorsa “tek taraflı feragat”, her iki taraf da birbirinin mirasından feragat ediyorsa “iki taraflı feragat” söz konusudur. Örneğin, eşlerin birbirlerinin mirasından feragat etmesi iki taraflı feragattir.

5. Mirastan Feragat Sözleşmesinin Kurulması ve Şekil Şartları

Mirastan feragat sözleşmesi, Türk Medeni Kanunu’nda özel olarak düzenlenmiş bir ölüme bağlı tasarruf türüdür. Bu sebeple, sözleşmenin geçerli olarak kurulması için kanunda öngörülen şekil şartlarına uyulması gerekmektedir.

Mirastan feragat sözleşmesinin geçerli olarak kurulabilmesi için, TMK madde 545’de öngörülen şekil şartlarına uyulması zorunludur.

TMK madde 545:

Miras sözleşmesinin geçerli olması için resmî vasiyetname şeklinde düzenlenmesi gerekir. Sözleşmenin tarafları, arzularını resmî memura aynı zamanda bildirirler ve düzenlenen sözleşmeyi memurun ve iki tanığın önünde imzalarlar.

Resmi vasiyetnamenin şekil şartları ise TMK madde 532’de düzenlenmiştir.

TMK madde 532:

Resmî vasiyetname, iki tanığın katılmasıyla resmî memur tarafından düzenlenir. Resmî memur, sulh hâkimi, noter veya kanunla kendisine bu yetki verilmiş diğer bir görevli olabilir.

İşbu madde kapsamında Resmi memur, sulh hakimi, noter veya kanun ile kendisine yetki verilmiş bir diğer kişi olabilir. Ancak uygulamada genellikle noterlikler tercih edilmektedir.

TMK madde 532 kapsamında belirtildiği üzere resmi memurun önünde akdedilecek mirastan feragat sözleşmesinin aynı zamanda iki tanık eşliğinde akdedilmesi gerekmektedir. TMK madde 536 uyarınca mirasbırakanın eşi, üstsoy ve altsoy kan hısımları, kardeşleri ve bu kişilerin eşleri, resmî vasiyetnamenin düzenlenmesine tanık olarak katılamamaktadır.

Mirastan feragat sözleşmesinin geçerli olması için yukarıda belirtilen şekil şartlarına ek olarak aşağıdaki şartların da sağlanması gerekir:

  • Mirasbırakanın sözleşme yapma ehliyetine sahip olması: Mirasbırakan, akıl sağlığı yerinde, herhangi bir şekilde fiil ehliyeti sınırlandırılmamış ve reşit olmalıdır.
  • Mirasçının reşit ve akıl ehliyetine sahip olması: Mirasçı da akıl sağlığı yerinde, herhangi bir şekilde fiil ehliyeti sınırlandırılmamış ve reşit olmalıdır.
  • Sözleşmenin aldatma, hile veya korkutma ile yapılmamış olması: Mirasçı, sözleşmeyi aldatma, hile veya korkutma ile imzalamışsa sözleşmenin iptal edilebilir olacaktır.

Özellikle 65 yaşından büyük olan mirasbırakan ve mirasçı bakımından devlet hastanesi psikiyatri bölümünden “akıl sağlığı yerindedir”/”hukuki işlem yapma ehliyeti vardır” şeklinde akıl sağlığına dair rapor alınması gerekmektedir.

İlave olarak belirtmek gerekir ki; Yargıtay mirastan feragat sözleşmesinin vekil yoluyla düzenlenmesi halini de geçersizlik nedeni saymaktadır. (Yargıtay 2.Hukuk Dairesinin 14.5.2007 Tarih 2007/6349 Esas 2007/7938 Karar Sayılı İlam)

6. Mirastan Feragat Sözleşmesinin Sona Ermesi

Mirastan feragat sözleşmesi, geçerli şekilde kurulduktan sonra çeşitli sebeplerle sona erebilir. Bu sebepler, taraf iradelerine dayanan sona erme halleri ve kanundan kaynaklanan kendiliğinden sona erme halleri olmak üzere iki grupta incelenebilir.

6.1. Taraf İradesiyle Sona Erme

Mirastan feragat sözleşmesi, kural olarak tek taraflı irade beyanıyla değiştirilemez veya ortadan kaldırılamaz. Ancak taraflar, aralarındaki mirastan feragat ilişkisini sona erdirmek için ikale (ortadan kaldırma) sözleşmesi yapabilirler. İkale sözleşmesi, mirasbırakan açısından ölüme bağlı tasarruf, feragat eden açısından ise sağlararası işlem niteliğindedir.

6.2. Sözleşmeden Dönme

Taraflar ayrıca, mirastan feragat sözleşmesinden dönme hakkını da kullanabilirler. Feragat eden kişi, TMK m. 574 uyarınca, (aşağıda detaylı olarak açıklanacaktır) tenkis davası açılması halinde, ödediği ivazı geri vererek mirasçılık sıfatını yeniden kazanabilir. Mirasbırakan da, feragat edenin kendisine karşı mirasçılıktan çıkarma sebebi oluşturması durumunda, TMK m. 546/II’ye dayanarak sözleşmeden dönebilir.

6.3. Mirastan Feragat Sözleşmesinin Hükümden Düşmesi

TMK madde 529 uyarınca mirastan feragat sözleşmesinin hükümden düşeceği haller sınırlı sayılmıştır. Bu haller şunlardır:

  • Mirastan feragatin belli bir kişi lehine yapılmış olması ve bu kişinin mirasçı olamaması: Örneğin, mirastan feragat sözleşmesi kapsamında lehinde mirastan feragat edilen kişinin mirasbırakandan önce vefat etmesi veya mirasçılıktan çıkarılması halinde (örn. mirasbırakanın canına kast etmesi nedeniyle) feragat hükümden düşer.
  • Feragat edilen mirasın belli bir kişi lehine yapılmamış olması ve en yakın ortak kökün altsoyunun da mirasçı olamaması: Örneğin, mirasbırakanın, feragat eden altsoyu haricinde tüm altsoylarının mirasbırakandan önce vefat etmesi veya mirasçılıktan çıkarılması halinde, feragat hükümden düşer.

 

6.4. Mirastan Feragat Sözleşmesinin Geçersizliği ve İptali:

Mirastan feragat sözleşmesi, belirli durumlarda iptal edilebilir. Bu durumlar şunlardır:

  • Mirasbırakanın veya mirasçının hukuki ehliyetsizliği: Mirasbırakanın veya mirasçının işlemi yapmak için gerekli ehliyetinin bulunmaması halinde, feragat sözleşmesi geçersiz olacaktır.
  • Mirasbırakanın veya mirasçının irade sakatlığı: Mirasbırakanın veya mirasçının aldatma, hile veya korkutma ile feragat sözleşmesini imzalaması halinde, sözleşme iptal edilebilir.
  • Şekil noksanlığı: Mirastan feragat sözleşmesinin resmi vasiyetname şeklinde yapılmaması halinde, sözleşme geçersizdir. Çünkü kanuni şekil şartlarını sağlamayan bir mirastan feragat sözleşmesi, hukuka uygun olarak kurulmuş sayılamayacaktır.

Ancak, dürüstlük kuralına ve hakkın kötüye kullanılması yasağına aykırı olacak şekilde, hukuki ehliyetsizlik, irade sakatlığı veya şekil noksanlığı gibi durumların ileri sürülmesi mümkün değildir. Örneğin, ivazlı feragat sözleşmesi yapıldığı durumunda, sonradan feragat eden tarafından irade sakatlığı veya şekil noksanlığı gibi sebeplerle bu sözleşmenin iptal edilmesi veya geçersiz sayılması isteği, dürüstlüğe aykırı olacaktır. (Bkz. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 2016/8822 E., 2019/2813 K.)

7. Saklı Pay ve Tenkis Davası

Mirastan ivazlı feragat durumunda mirastan feragat etmiş olan mirasçının sonradan saklı pay talebinde bulunması ve tenkis davası açması mümkün değildir. Aksi sözleşmede belirtilmedi ise feragat edenin altsoyu da bu doğrultuda bir talepte bulunamayacaktır.

İvazlı feragat diğer saklı paylı mirasçıların haklarını etkilemez. Mirasbırakanın sağlığında ivaz alarak mirastan feragat eden mirasçıya karşı, diğer saklı paylı mirasçılar tenkis davası açarak haklarının korunmasını talep edebilirler.

TMK Madde 573, mirastan feragat eden mirasçıya sağlanan ve terekenin tasarruf edilebilir kısmını aşan edimlerin tenkisini düzenler. Bu durumda, tenkise sadece mirastan feragat edenin saklı payını aşan miktar tabi olur.

TMK Madde 574 ise tenkis sebebiyle terekeye bir mal veya diğer bir değeri geri vermekle yükümlü olan mirastan feragat eden mirasçıya iki seçenek sunar:

  • Tenkise tabi değeri geri verme, veya
  • Almış olduklarının tamamını terekeye geri vererek mirastan feragat etmemiş gibi paylaşmaya katılma.

 

8. Sözleşmenin Tereke Alacaklılarını Etkileyen Hükümleri:

Mirastan feragat sözleşmesi, tereke alacaklılarının haklarını da etkileyebilir. TMK madde 530 uyarınca feragat eden belirli durumlarda tereke alacaklılarına karşı sorumlu tutulabilecektir.

TMK madde 530:

Mirasın açılması anında tereke, borçları karşılayamıyorsa ve borçlar mirasçılar tarafından da ödenmiyorsa, feragat eden ve mirasçıları, alacaklılara karşı feragat için ölümünden önceki beş yıl içinde mirasbırakandan almış oldukları karşılıktan, mirasın açılması anındaki zenginleşmeleri tutarında sorumludurlar.

9. Sonuç

Sonuç olarak, mirastan feragat sözleşmesi, mirasbırakan ile muhtemel mirasçı arasında yapılan hukuki bir anlaşmadır. Bu sözleşme, mirasbırakanın vefatı sonucu miras hakkından feragat edilmesini içerir. Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen bu sözleşme, resmi bir vasiyetnamenin şekline uygun olarak yapılmalıdır. Sözleşme, taraf iradelerine dayanan sona erme halleri ve kanundan kaynaklanan kendiliğinden sona erme halleriyle sona erebilir. Geçerli olması için tarafların hukuki ehliyetine sahip olması, irade sakatlığı, aldatma, hile veya korkutma gibi durumların olmaması ve kanuni şekil şartlarına uyulması gerekir. Feragat eden mirasçının sonradan saklı pay talebinde bulunması ve tenkis davası açması mümkün değildir. Ancak, mirastan feragat eden mirasçıya sağlanan ve terekenin tasarruf edilebilir kısmını aşan edimlerin tenkisi düzenlenmiştir. Mirastan feragat sözleşmesi, tereke alacaklılarının haklarını da etkileyebilir ve feragat eden belirli durumlarda tereke alacaklılarına karşı sorumlu tutulabilir.

Paylaş:

Fatih Malkoç

Ortak Avukat

Avukat Fatih Malkoç, uzmanlığı olan bankacılık ve finans hukuku, birleşme ve devralma işlemleri, şirketler hukuku, sermaye piyasası hukuku ve mevzuatı ile startup hukuku alanları başta olmak üzere hukukun muhtelif alanlarında müvekkillerine hizmet sunmaktadır.